4 Eylül 2015 Cuma

Eğitim/ Cengiz Bektaş

Eğitim, eğitim, eğitim…
Kırk yıldır mı desem, elli yıldır mı, yineliyorum: EĞİTİM…
Son yıllara dek hep şöyle yanıtlanıyorum: Çok uzun süre ister!
Uslarına göre öyle yollar bulunmalıydı ki, uzun eğitim yıllarına gerek kalmadan toplumun düzeyi yükseltilmeliydi.
Oldu mu?
Hiç olmadı!
Bugün de hiçbir şey yolunda gitmiyor bu konuda…
Düşünsenize, 4+4+4 deki hangi dörtten umut var? Çocuğunuzu, sizin istediğiniz gibi değil, bilisizlerin istedikleri gibi yetiştiriyorlar. Kendilerini aşmayacak ya çocukları…
Üniversite ise tam anlamıyla sarpa sarmış durumda. 
Bunu bilmelerine, içinde yaşamalarına karşın, böylece sürüp gitmesine göz yumanlarda da hiç suç yok mu? Bütün üniversitelerimizde çok büyük, ölçeksiz camiler yapıldı, yapılıyor. Bunu doğru bulmayanlar da yalnızca yakınıyorlar. Korkuyoruz demiyorlar da “mahalle baskısı” diyorlar.  
Bugünkü eğitim uygulamalarıyla, Cumhuriyetin tüm kazanımları tersine döndürülüyor. Epey yol aldılar bu konuda… Ya da en azından öyle sanıyorlar… Aydınlamadan pay almış olanlarsa sanki elleri kolları bağlı gibi duruyorlar. Oysa kolları sıvamaktan başka çıkar yol yok…
Bu konuda daha önce de çok yazdım.
Tümüyle boşladığımız alan, özellikle “yaygın eğitim”…
Toplumumuzun her yanını bilisizlik sarmış durumda…
Biliyorum, kimi okuyucularım bile abarttığımı düşünebilirler. Çok dolaşan, değişik ortamlarda bulunan bir kişi olarak, abartmak şöyle dursun, kötü durumumuzu yeterince yansıtamadığımı düşünüyorum. Bütün kurumlarımıza her geçen gün bir bir el konuluyor. 
Yaygın eğitim yoluyla çok önemli işler yapılabilir.
Eğitim yaşını geçirmiş olanlar için, eğitim olanağını, ilköğrenimden sonra ulaşamamışlar olanlar için yapabileceğimiz öyle çok şey var ki…
Yeni kurumlar yaratmanın yanında, var olan kuruluşlarımızı “klasik” kuruluşlar olmaktan kurtarabiliriz. Avrupa’yı ya da Arabistan’ı yinelemenin yerine, kendi insanımıza dönük yorumlarla yeni yollara sokabiliriz.
Binlerce yıllık kültümüzün halkımızca açıklıkla anlaşılabilmesi için yeni yorumlar, anlatımlar gerekmiyor mu?
Bu ülkenin yokluklar içinde yetiştirdiği, eğitimlerini- öğrenimlerini sağladığı kişiler sorumluluk duygularını uyandırmalılar.
Çevremizi sarmış olan bilisizliğin saçtığı ağıların etkilerini silebilmek için yapacaklarımız gün günden çoğalıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder