"Çevremizi saran ve bize karşı bunca acımasız olan doğada güzellik yoktur. Güzellik insanın, ruhunun derinliklerinden kendi başına yarattığı bir şeydir. Bu nedenle Finlandiyalılar bataklıklarına, ormanlarına, üzerinde tek tük cılız bitkiler yetişen pas renkli topraklarına güzel görünümler verebiliyor ve yine bu nedenle Araplar, çöllerin hoşlanılası yerler olduğuna kendilerini inandırabiliyor. Güzellik, insanın onu gözünün önüne getirme çabasından, güzelliği görmek isteme itiliminden doğmuştur. Testere sırtı gibi inişli çıkışlı dizilmiş yığın yığın dağlara bakmaktan bir şey anlamıyorum ben; ama insanların o toprakları işlemesi, dağları delip yararlı işler yapması büyük mutluluk veriyor bana. İnsanın doğayı dönüştüren akıl gücü, yılmak bilmezliği ve ona egemen olmadaki yetkinliği karşısında hayranlık duyuyorum. Aslında iyice düşünülecek olursa, çıplak haliyle hiç de elverişli bir yer olmayan bu dünyanın nasıl böyle yaşanılır duruma getirildiğine şaşmamak elde değil. Kanımca insanoğlu bunca yiğit, bunca akıllı ve bunca becerili olmasaydı; depremler, tayfunlar, tufanlar, dayanılmaz sıcaklıklar ve soğuklar, zehirli böcekler, mikroplar ve daha binlerce doğa olayı bize yaşama hakkı tanımaz ve yaşantımız da çekilmez olurdu.
gorki, maksim. edebiyat yaşamım. payel yayınları.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder