sayesinde hiç unutulmadı. Hiroşima, Nagazaki, Auschwitz gibi pek çok insanlık ayıbının yanı sıra tarihteki yarini aldı. Hemen her nisan ayında Guernica’yı hatırlamayı, hatırlatmayı kendime ödev bildim. Bu kez de Guernica’yı bir düşün insanı, Yazar, Tarihçi Eduardo Galeano’nun ‘Guernica’ başlıklı yazısına ayırmak istedim. İspanyolca aslından dilimize aktaran Süleyman Doğru’nun çevirisiyle sunuyorum. Galeano’ya kulak verelim:
“Paris, 1937 İlkbaharı: Pablo Picasso uyanır ve okur. Atölyesinde kahvaltı ederken gazetesini okur. Fincanındaki kahvesi soğur. Alman hava kuvvetlerine bağlı uçaklar Guernica şehrini yerle bir etmiştir. Nazi uçakları üç saat boyunca alevler içindeki şehirden kaçanları takip etmiş ve makineli tüfek ateşi ile öldürmüştür. General Franco, Guernica’nın komünistlerin arasına karışmış olan Asturiaslı bombacılar ve Bask’lı partizanlar tarafından yakıldığını ifade eder. İki yıl sonra İspanya’daki Alman Birliklerinin Komutanı WolframVon Richthofen Madrid’deki zafer kürsüsünde Franco’ya eşlik eder: Hitler ileriki günlerde girişeceği Dünya Savaşının provasını İspanyolları öldürerek yapmıştır. Uzun yıllar sonra, Colin Powell New York’ta, Birleşmiş Milletlerde, Irak’ın muhtemel yok edilişini haber veren bir konuşma yapar. O konuşmasını yaparken salonun uzak tarafı görülmez: Yani Guernica görülmez. Duvarı süsleyen Picasso’nun tablosunun röprodüksiyonunun üzeri kocaman mavi bir kumaşla kapatılmıştır. Birleşmiş Milletler yetkilileri, yeni bir can pazarını ilan ederken onun en uygun dekor olmadığına karar verdiler”
Aslında Guernica Picasso’nun eskizleri ve görkemli tablosunun yanı sıra aralarında bizim de yer aldığımız şairlerin, yazarların yapıtlarında da yer aldı. Günümüze dek hep canlı kaldı. Onlardan biri de yaşamının büyük bölümünü Franco döneminde sürgünde geçiren İspanyol Şair, Yazar ve Sanat Eleştirmeni Rafael Alberti’dir. Onun “İlk Yaz Türküsü” şiirini A. Kadir ve Afşar Timuçin’in ortak çevirilerinden okuyarak sonlayalım yazıyı:
“Sevinç durmasın yeşersin,
sevinç ilkyazın güneşiyle,
Ne çıkar ilkyaz gelse de
kederli olmaya neden var bir sürü.
Bir yerleri kanar dünyanın.
İşte ilkyaz geldi.
Ne çıkar ilkyaz gelse de,
ölüm dolanır durur başıboş.
Aydınlık sevinç nerede, bul onu.
Soğuk rüzgarlarla kararan yerde mi?
İlkyaz nasıl kök salar?
İlla ki ölüm mü gerekli?
NOT: Bu yazı 23.04.2012 tarihinde yayımlanmıştır.
Turgay OLCAYTO. evrensel. 24 Nisan 2018
İlla ki ölüm mü gerekli?
NOT: Bu yazı 23.04.2012 tarihinde yayımlanmıştır.
Turgay OLCAYTO. evrensel. 24 Nisan 2018

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder