1 Nisan 2021 Perşembe

Genç Şairler Topluluğu'na Mektup/ Nazım Hikmet

Dostlar,

La belle jeunesse (Güzel Gençlik) antolojinizi okudum. Bu antolojinin topluluğun bütün şairlerini ve topluluğun içinde yer alabilecek başka şairleri içermediğini de biliyorum. Onları da aranıza çekmeniz gerektiğine inanıyorum.

İçinizden kimin geleceğin büyük şairi olacağını henüz söyleyemeyiz. Belki bugün en kötü ya da en iyi yazandır. Henüz çok gençsiniz. Belki bu büyük şair aranızdan bile çıkmayacak. Bugünün sorusu bu değil. Bugün siz ve antolojide yer almayan yoldaşlarınız, genç Fransız şiirini, dürüst, yurtsever, barışa tutkun, yaşama inanan, insanın parlak günler göreceğine inananları temsil ediyorsunuz. Çağımızın gerçekliği buradadır.

Dostlar, birbirinize benzemiyorsunuz ve bu çok iyi. Ama birbirinize benziyorsunuz da ve bu da çok iyi ve başka türlüsü olamazdı. Diyelim ki sizler bir nar ağacının meyvelerisiniz: Aynı ağaçta yetişen narlar arasında şekil ve hatta muhteva farklılıkları vardır ama yine de hepiniz birer narsınız. Farklılıklarınızı (elbette ideolojik olarak değil) sürdürmeniz ne kadar arzulanan bir şeyse, birliğinizi geliştirmeniz de o kadar gerekli. Sizde değer verip hayran olduğum, hayatla, Fransa’yla, gerçek Fransa’yla, insanlarla, dünle, bugünle ve yarınla dolaysız ilişkinizdir. İçinizde birçoğunuzun sevmediğim yanı ise yeterince açık olmayışınızdır. Sizlerde çoğu zaman bir mehtap şiiri yaratma eğilimi var. Bu şekli reddetme eğiliminiz bazen öyle bir derecede gelişiyor ki, şekilsiz bir biçimciliğe dönüşüyor.

Ben, sevgili dostlarım, şekli belirleyenin muhteva olduğuna inanıyorum. Her muhtevanın, kendisini ipek bir çorap şeffaflığında gösterecek ve onu kusursuzca saracak, kendine has bir biçimi olması gerekir. Tabii, muhtevanın belirleyici bir unsur olması şeklin muhteva üzerinde etkisi olmadığı anlamına gelmez. Esasen, şekil ve muhteva arasında diyalektik bir ilişki vardır. İçinizden birçoğu kafiyesiz yazıyor. Kafiye ile şiir yazılmayacağını söylemek, kafiyesiz şiir yazılmayacağını söylemek kadar yanlıştır. Bu iki bakış açısı da nihilist bir biçimcilik türüdür. Kafiye ne Tanrı ne de şeytandır. Muhtevaya yakından bağlı olarak, baştan sona kafiyeli, kimi zaman kafiyeli veya tümüyle kafiyesiz mısralar yazabiliriz. Aynı şeyi ahenk, ölçü ve öteki biçim meseleleri için de söyleyebiliriz. Sizin için, şiirlerinizin, şiiri, bizim şiirimizi seven en acımasız aydınlar tarafından okunmasını, anlaşılmasını ve sevilmesini yine şiiri, bizim şiirimizi seven Fransız işçileri tarafından sevilmesini, anlaşılmasını diliyorum. Size bir örnek vereceğim:

Aragon’un, "Les yeux d’Elsa” Elsa’nın Gözleri kitabı, büyük teknik sıkıntılarla elime ulaşabildiğinde hapishanedeydim ve bu benim için bir bayram oldu, hapishanedeki Türk işçi ve köylüleri için de, onlar için yaptığım tercümeyle bile, bayram oldu.

Sevgili dostlarım, şiirimizin örgütleyici ve öncü rolü kavgamızda önemlidir. Şiirinizin bu rolü oynayabilmesi için yapmanız gerekenlerden biri, sizlerin "Groupe des jeunes poètes”i şiirsel düzeyde güçlendirmektir. Şiirsel çalışmanızın kalitesini ilerletmeli ve deneyimlerinizi karşılaştırmalısınız. Unutmayın, belirsiz bir cephede rütbesiz erler gibi, şiir sektörünü şimdilik sizler taşıyorsunuz.

Sorumluluğu taşıyan sadece şair değil, aynı zamanda şiiridir de. Doğru düşünceler tekrarlanmaktan hiçbir şey kaybetmezler, şunu tekrar etmek istiyorum: Sanatçı ruhların mühendisidir.

Mavi, siyah, elâ gibi tüm renklere sahip olabilen ama dünyayı aynı ışıkta gören şair gözlerinize sevgi dolu bir öpücük konduruyorum.

Moskova, 1952.


Fransızcadan çeviren: Tuğçe Yaşar

Not: Günümüzün "biçim” ve "içerik” sözcükleri, dönemin ve Nâzım Hikmet’in Türkçesine yakın olmaya özen gösterilerek çeviri metninde, "şekil” ve "muhteva” olarak tercih edilmiştir. (ç.n.)

Sözcükler, sayı: 89 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder