Bizim evin balkonundan uzaklar görünür. Karşı yoldan geçen arabalar, insanlar...
Tek başıma dakikalarca dalarım. Bir başkadır ötelerden gelen sesler, görüntüler. Kendimce anlamlar yakıştırırım gazetelerde okuduğum haberlere... Elimde birkaç sabah gazetesiyle dalıp gittiğim çok olur.
Hele bir de sevdiğim bir yazar arkadaş olursa yanımda... Kişi kendini bulur birkaç sözle, bir iki tartışma ile. Zordur kendini bulmak! Zaman olur kendimizi de yitiririz. Vazgeç bu boşluklar içinde geçen günlerden.
Coşkun Özdemir’le, değerli eşiydi dün o balkonda... Kırk yıl mı, elli yıl mı dostluğumuz. Bir ömrün büyük bölümünü Coşkun’un dostluğuyla yaşamışım. Yalnız Coşkun’un varlığı yeterli. Çok yönlü bir kişiliği var; hekimlik, uzmanlık, prof’luk. Bunun yanı sıra yazarlık... Ama yazmasını çok iyi başaran, nice sözde yazarlardan çok daha usta...
Aylardır dışarı adım attığım yok. Belki bir daha da atamayacağım. Yaşlılık mı, düşünen, yazan, anlayan bir insanı yaşam serüveninde tek başına bırakan? Direniyorsun, susuyorsun, içten bağırıyorsun. Kimseler duymadan yazgıya küsüyorsun. Böyle mi olmalıydı diye?
Ben Cumhuriyet’te elli yıldır yazıyorum. Yarı yüzyıldan fazla bir zaman... Neler olmuş, bitmiş, bitmemiş. Politikacılar gelip gitmiş. Hepsini konuşmalarından, orda burda verdikleri demeçlerden tanımışım. Demirel’i... Hiç yakından görmedim, iki çift laf etmedim. Tayyip Erdoğan, tam on bir yıllık başbakan. Onu da gazetelerdeki resimleriyle tanıdım. Karşılıklı oturup konuşmadım. Telefonla bile sesini duymadım. Ama meydanlardaki bağırtılı söylevlerini de duymadım mı? Tayyip Bey gibi öncekiler de benim için gizli bir sırrın temsilcisi gibiydiler. Bir yaşlı yazar kimliğiyle Tayyip Bey’i evlat yerine koyarak biraz nasihat verdiğimi anımsıyorum. Bir ders aldı mı? Hiç sanmam. Belki okumadı bile...
Uzun yılları geride bırakan bir yazar olmak garip duyarlıklar yaratıyor. Her şeyden önce, gereksizlik!.. Sait Faik’in “Lüzumsuz Adam” öyküsünü düşündüm. İşte dedim ben de lüzumsuz adamlardan biri olmuşum. İsteyerek değilse de yazgının çaresizliğiyle...
EVET/HAYIR Cumhuriyet 12.09.2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder