Şiirleri sevgi yüklü bir ozan
Yalnızca Macaristan’ın yetiştirdiği birkaç büyük ozandan biri değildi Sandor Petöfi; bütün Avrupa ülkelerinde de, Hugo’ların, Byron ve Heine’lerin yanında anılıyordu...
Sandor Petöfi yoksul bir aileden geliyordu. Okulu da çok erken bıraktı. Bu kararında yoksulluğunun etkisi olduğu kadar, ülkesini yakından tanıma isteği de vardı. Bu yüzden gezici bir tiyatro grubuna katılıp bu serüvenini birkaç yıl sürdürdü...
Bu önsezili ve dünyaca tanınan evrensel ozan Petöfi; bir şiirinde de öngördüğü gibi, daha yirmi altı yaşındayken son soluğunu verdi...
Petöfi’den çevirdiğim şiirlerden birini, okurlarımla bölüşmek istedim...
O TEK DOSTUM DA GİDİYOR
Benim can yoldaşım gençlik,
Bak, çekip gidiyorsun sessizce!..
Bir eşin de yok hani ardında bıraktığın...
Ve gene biliyorum ki yakında,
Öylesine yapayalnız kalacağım.
Artık dönüp bakmayacak hiçbir hatun,
Olmayacak hiçbirinin gönlünde yerim!.
Zaten bir mermer kütlesine dönmüşken,
Nasıl bir bakışla benim
Başımda hemen kavak yelleri esiversin?
İşte o zaman duyduğum öfkeyle,
İçimin çölleşmesinden korkuyorum...
Bir gereksiz adam olacağım kısaca
Yoldaşım olmadıkça gençliğim...
Artık nasıl da anlayışsız olacak dünyamız,
Ve öylesine acımasız...
Ne gelir elden, güle güle diyeceğim,
Çekip giderken gençliğim...
Ama bir isteğim var ondan,
İki erdem bıraksın bana:
Seveyim sonsuzca hoşuma gideni...
Yada bunu hak etmiyorsa,
Göstereyim bütün nefretimi...
(Çev. Yaşar Atan)
İki şiir de bizden,diyoruz. Şiirli günler dileğiyle...
MART KAPIDA BEKLESİN.
Bir bacağı kısa
Elinde asası hani
Bu şubat ayı işte
Yaptı yapacak gibi
Şubatlığını gene
Daha dün şimdi geldim diyordu
Ama az kaldı gitmeme diyor
Bu sabahki son görüşmemizde
Oysa kışın ortası da olsa
Çok kal benimle dedim ona
O kadar tez oluyor ki
Gelip gidişin
Böyle ne oluyor sana
Bak başım dönüyor
Pek bilmezdim eskiden
Bakmazdım bile
Girip çıktığınız kapılara
Artık şimdi anlıyorum
Girer girmez biriniz odama
Çıkıp gidecek diye
Ödüm kopuyor
Bak Şubat ayı
O eski oyuncaklarımı vereceğim sana
Dönelim diyorum benim çocukluğuma
Oyunlar oynayıp eğlenelim
Alışkındır o Mart ayı aldırma
Varsın hep beklesin kapıda.
MUTLU SABAHLAR
Ne mutlu sabahlar vardır
İstersen hani uyanır uyanmaz
Bir bardak çay
Ve şiir defterin masandadır
Çoktandır özlediğin o Sarıkuş da
Zaten camını tıklatır
Dilim varmaz bir şey demeye
Ne büyük şey yaşamak
İnsan böcek güneş kardeşlerinle
Ve sana gülümseyen
Her günkü o dağ bayır çiçekleriyle.
(*)Mitolojiyle ilgilenen okurlarımıza aşağıdaki kitapları öneriyoruz:
- AKDENİZLİ TANRILAR (Yaşar ATAN–2. Baskı)
- AKDENİZ MİTOLOGYASINDN EFSANELER (Yaşar ATAN – )
- İNSAN VE TRAGEDYA (ANDRE BONNARD (Çev. Yaşar ATAN).
13.10. '19
Kutupları ısıtan ozan: Ogdo Aksenova
1937 doğumlu Ogdo Aksenova, Dolgan alfabesini oluşturan ilk kadın ozandır. Bazı şiirlerini türkü olarak da söylüyordu sahnelerde.
Halkının folklorunu derleyip kitaplaştırdı.
“Şölen” adlı şiir kitabı çok ünlüdür.
Aşağıda ondan çevirdiğim bir şiirini sunuyorum.
İyi haftalar dileğiyle...
BEN BUYUM İŞTE
Kimsin sen ve neden böylesin?
Hadi söyle açıkça.
-Gerçeklerle yaşarım da ondan.
Üstelik geyik sürülerinden çok,
hep o güzelim dostluk ısıtır yüreğimi.
Kar küreme zamanı geldiğinde de,
giderken günlük işime,
bir şiir korum,
yüreğimin en sıcak köşesine.
Ve memedeki bebeğimmiş gibi,
onu hep sever okşarım koynumda.
Hadi söyle açıkça.
-Gerçeklerle yaşarım da ondan.
Üstelik geyik sürülerinden çok,
hep o güzelim dostluk ısıtır yüreğimi.
Kar küreme zamanı geldiğinde de,
giderken günlük işime,
bir şiir korum,
yüreğimin en sıcak köşesine.
Ve memedeki bebeğimmiş gibi,
onu hep sever okşarım koynumda.
.
Üstelik yakar içimi Dolgan türküleri.
O zaman anlarım işte,
Katanga nehrinin ezgilerini.
Zaten “Dolgan” sözcüğü,
başlar “D” harfiyle.
Ve çok severim hani
Tundranın ürettiği,
bütün o sesleri.
Ve hemen yakalarım onları yüreğimle,
nasıl yakalarsa bir avcı,
hani bir kementle,
o güzelim geyiği.
Ve nasıl severse bir müzisyen,
kendi bestesini.
Kısacası gönülden mi gönülden,
seviyorum hepsini.
Mutluluk demek zaten “diol” sözcüğü,
ülkemiz Dolgan’da.
“Dogor” un anlamı da dostluk,
dilimiz Dolganca’da.
Adım da Dusiya, artık ne gerek çok söze,
hepsi aynı kökten olunca?
Üstelik dolmuş ciğerlerime,
havasını soluduğum bu güzel tundra
o sonsuz gökleriyle...
O zaman anlarım işte,
Katanga nehrinin ezgilerini.
Zaten “Dolgan” sözcüğü,
başlar “D” harfiyle.
Ve çok severim hani
Tundranın ürettiği,
bütün o sesleri.
Ve hemen yakalarım onları yüreğimle,
nasıl yakalarsa bir avcı,
hani bir kementle,
o güzelim geyiği.
Ve nasıl severse bir müzisyen,
kendi bestesini.
Kısacası gönülden mi gönülden,
seviyorum hepsini.
Mutluluk demek zaten “diol” sözcüğü,
ülkemiz Dolgan’da.
“Dogor” un anlamı da dostluk,
dilimiz Dolganca’da.
Adım da Dusiya, artık ne gerek çok söze,
hepsi aynı kökten olunca?
Üstelik dolmuş ciğerlerime,
havasını soluduğum bu güzel tundra
o sonsuz gökleriyle...
(Türkçeleştiren: Yaşar Atan)
İki şiir de bizden, diyoruz. Şiirli günler dileğiyle...
KUŞLAR MAVİLERE BULANDI
Kendiliğinden geldi bu sabah
Gökyüzünün çileli kuşları
Camlarda hep kanat çırptılar
Anladım bir dertleri vardı
Gökyüzünün çileli kuşları
Camlarda hep kanat çırptılar
Anladım bir dertleri vardı
Birkaçını tanıdım hemen
Arada gelip bahçeme konarlardı
Hoşbeş ederdik şundan bundan
Sonra serpile serpile uçuşurlardı
Arada gelip bahçeme konarlardı
Hoşbeş ederdik şundan bundan
Sonra serpile serpile uçuşurlardı
Bu sabah güneşin atları
Onları penceremde görünce ta uzaktan
Nasıl da koştular dörtnala
Penceremde buluştu artık güneş
Mavilere bulanmış kuşlarla
Onları penceremde görünce ta uzaktan
Nasıl da koştular dörtnala
Penceremde buluştu artık güneş
Mavilere bulanmış kuşlarla
Hem güneş hem kuşlar penceremde
Pek duymadım ne dedilerse birbirlerine
Ama dünya öylesine güzeldi
Pek duymadım ne dedilerse birbirlerine
Ama dünya öylesine güzeldi
Velhasıl güneş kuşlar ve gökyüzü
Bir güzel harman oldular
Ve nasılsa birden güldü
Uykudaki çocuklar.
Bir güzel harman oldular
Ve nasılsa birden güldü
Uykudaki çocuklar.
(Yaşar ATAN)
YILDIZLARI DUY
Gör güzelliğini dostum
Pencerende doğan her sabahın
Kara bulutlar kaplamışsa bile
Yeri göğü arsızca
Kokusunu duy o güzelim yıldızların
Pencerende doğan her sabahın
Kara bulutlar kaplamışsa bile
Yeri göğü arsızca
Kokusunu duy o güzelim yıldızların
Bakarsın yolun üstünde
Bir nergis eğer başını
Gülümse bütün içtenliğinle
Ve koy onun o güzel selamını da
Yüreğinin en gizli köşesine
Bir nergis eğer başını
Gülümse bütün içtenliğinle
Ve koy onun o güzel selamını da
Yüreğinin en gizli köşesine
Böyle böyle birikince
Bunca güzellikler hani
Yüreğinde beyninde
Onlar da çiçeklenip çoğalırlar
Dağıtırsın artık onları
Denizlere ovalara
Artık nasıl da güzelleşir birden
Bu mahzun dünya
Hani bazen seni çok üzen.
Bunca güzellikler hani
Yüreğinde beyninde
Onlar da çiçeklenip çoğalırlar
Dağıtırsın artık onları
Denizlere ovalara
Artık nasıl da güzelleşir birden
Bu mahzun dünya
Hani bazen seni çok üzen.
(Yaşar ATAN)
(*)Mitolojiyle ilgilenen okurlarımıza, aşağıdaki kitapları öneriyoruz:
- AKDENİZLİ TANRILAR (Yaşar ATAN - 2. Baskı)
- AKDENİZ MİTOLOGYASINDN EFSANELER (Yaşar ATAN)
- İNSAN VE TRAGEDYA (André BONNARD - Çev. Yaşar ATAN - 2. Baskı)
- AKDENİZLİ TANRILAR (Yaşar ATAN - 2. Baskı)
- AKDENİZ MİTOLOGYASINDN EFSANELER (Yaşar ATAN)
- İNSAN VE TRAGEDYA (André BONNARD - Çev. Yaşar ATAN - 2. Baskı)
15.09. '19




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder