![]() |
| Cumhuriyet 18.09.2010 |
Bir yazarın günlük yaşamı
Ünlü belgeselci, gazeteci ve yazar Güneş Karabuda, 1956’dan beri Yaşar Kemal’in fotoğraflarını çekiyor. Bunlar, yarım yüzyılı aşan bir dostluğun fotoğrafları. Sergideki fotoğrafların çoğu Yaşar Kemal’in günlük yaşamından.
SENEM ÖZCAN
“Al Gözüm Seyreyle / Güneş Karabuda’nın Yaşar Kemal Fotoğrafları: 1956-2010” adlı sergide, 50 yıllık bir dostluğun izlerine tanık oluyoruz. Belgeselci, gazeteci ve yazar Güneş Karabuda’nın 1956’dan başlayarak çektiği Yaşar Kemal fotoğraflarında Yaşar Kemal’i İstanbul, Paris, Adana gibi farklı şehirlerde, kimi zaman tek, kimi zaman Abidin Dino, Sabahattin Eyüboğlu, Cengiz Aytmatov gibi sanatçılarla bir arada görüyoruz. Yapı Kredi Kültür Merkezi Sermet Çifter Salonu’ndaki sergi, 17 Ekim’e dek ziyaret edilebilecek.
- Yaşar Kemal ile 50 yıllık bir geçmişiniz var. Bu süre içinde dostluğunuz birlikte yaptığınız işlerle de pekişti. Bu dostluk nasıl başladı, nasıl sürdü?
Yaşar’ın İstanbul’a yeni geldiği dönemdi ve “İnce Memed”i yazmıştı. Cumhuriyet gazetesinde yazarlığa başlayacaktı. Tanışmamız bu dönemde ortak dostlarımız sayesinde oldu. Daha sonra Türkiye’de, Fransa’da, İsveç’te bulunduk. İlk fotoğraflarını 1956’da Mecidiyeköy’de oturduğu Gül Sokak’taki evinde çekmiştim. Yeni tanıştığımız zamanlardı. Daha sonra İsveç’te yaşadığı yıllarda sürekli görüştük. Kısacası uzun yıllar o gitti ben takip ettim. Çekebildiğim kadar fotoğrafını çektim.
Bir gün Stockholm’deyiz. Bir otobüse bindik, pencere kenarında oturuyoruz ve durduğumuz bir sıra durakta kitap okuyan bir genci fark ettik. Baktım ki kitap “Demirciler Çarşısı Cinayeti”. Hemen Yaşar’a gösterdim, senin kitabını okuyor, diye. O sırada otobüs hareket etti ve Yaşar çocuğa el salladı. Çocuk da tanımadığı bu adama karşılık verdi. Ama o çocuk hiçbir zaman bilemedi ki o adam, okuduğu kitabın yazarıydı.
- Yaşar Kemal’in fotoğraflarını pek çok savaşa, darbeye tanıklık eden belgeselci kimliğinizden sıyrılıp çektiğinizi söyleyebilir miyiz? Sanki daha çok iki dostun günlük yaşantısının tanıkları bu fotoğraflar.
Fransa Cumhurbaşkanı nişan takarken fotoğrafını çekmedim örneğin, çünkü bu beni hiç ilgilendirmiyor. Onun günlük yaşamı beni ilgilendiren. Sergideki fotoğrafların çoğu da zaten günlük yaşamından. Kimsenin çekmediği, kimsenin bilmediği fotoğraflar bunlar. Mesela Yaşar Kemal yarı çıplak denize girmiş, balık tutarken; film çekmeye gittiğimizde teknede uyurken...
- Yaşar Kemal’in yurtdışında bu kadar tanınıyor olmasını da göz önünde bulundurarak, onun edebiyatı hakkında neler söylersiniz?
Dilinin zenginliği ve kendine has kalemi onun en büyük başarısı. Herkesin hayranlıkla okumasının en büyük nedeni bu olmakla birlikte, ele aldığı konular, olaylar o kadar vurucu ki insanlar büyük bir merakla okuyorlar. Nasıl bazı filmleri izlerken nefes almadan sonunu beklerseniz, Yaşar Kemal’in öykü ve romanları da aynı şekilde okuyorsunuz.
- Kendi alanlarınızda tanınmış isimler olarak arkadaşlığınızı da göz önünde bulundurduğunuzda dünyaya bakış açılarınızı nasıl yorumlarsınız?
Benim yaşamım yolculuklarla geçti. Sürekli birbirinden uzak ülkelerde bulundum. Benim bu seyahat arzumun altında yatan en büyük neden ‘merak’. Hep insanların nasıl yaşadığını merak ettim. İnsanların birbirlerinden farklılıkları neler? Benim yaşadığım yerdeki insanlardan farklı ne yer, ne içerler, nelere gülerler bunları merak ettim. Yaşar ise kendi toplumunu daha iyi irdeler. Kendi memleketini, Çukurova’yı, Anadolu’yu, Türkiye’yi anlatır. Âdetleri, türküleri anlatır. Ben de onunla dışarıda görüp yaşadıklarımı paylaşırım. Böylece birbirimizden beslenmiş de oluruz. 50 yıllık dostluğumuz bunun gibi güzel paylaşımlara dayanır. Böyle bir adamı merak etmemem tuhaf olurdu açıkçası.
*
Yaşar Kemal’in ilk şiir kitabı yayımlandı
Ustadan şiir sürprizi
Kültür Servisi - Yaşar Kemal’in ilk şiir kitabı “Bugünlerde Bahar İndi”, okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Yaşar Kemal’in, ekim başında okurlarla buluşacak “Bugünlerde Bahar İndi” adlı kitabı; ağırlıklı olarak 1940’larda yazılan, 50’ler ve 60’larda devam eden ve sonuncusu 1973’te yazılan şiirlerden oluşuyor. Kitapta, ilk kez yayımlanan şiirlerin yanı sıra; Kovan, Ülkü, Toprak, Küçük Dergi, Çığ, Görüşler adlı dergilerde ve Vatan ve Akşam gazetelerinde yayımlanan şiirler de yer alıyor.
Kitabı yayına hazırlayan Güven Turan, kitabın önsözünde, “Yaşar Kemal 1945’e kadar yoğunlaşmış şiirde ve çekilmiş... 1950’lerde yayımlanan birkaç şiiri bir yana. Ama burada bitmemiş şiiri Yaşar Kemal’in. ‘Şiir bir çığlıktır, bastırılamayan bir çığlık’ sözünü haklı çıkaran daha önce yayımlanmamış beş yepyeni şiir daha yer alıyor bu kitapta. Yaşar Kemal’in 1940’lardan 1970’lere uzanan bütün yazı hayatı içinde ilkgençlik yıllarının ‘Âşık’lığını, ‘Âşık Kemal’liğini, hiç bırakmadığını ortaya koyuyor” diyor büyük usta için.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder