Metin Üstündağ'ın bacak bacak üstüne atan bir heykeli olmamalıdır! Çünkü sanatçının otururken çekilmiş fotoğraflarına baktığımızda, bacak bacak üstüne atmadığını görürüz. Orhan Veli'nin Aşiyan'daki heykeli ise şaire ait değildir. Otururken mutlaka bacak bacak üstüne atardı O. Veli. Üstelik, dar ve kısa paçalı pantolon giyerdi. Şairin, boğaz kıyısındaki heykelinde bacak bacak üstüne atmaması bir yana, bol ve uzun paçalı bir pantolon vardır üstünde.
Metin Üstündağ'ın Orhan Veli'lemeler adlı kitabının kapağı yukardaki düşüncelerimi doğruluyor. Kapak fotoğrafında Üstündağ, Orhan Veli'nin bir bankta çektirdiği fotoğrafın yanına fotomontaj ile oturuvermiş. İki arkadaş sanki bir hatıra fotoğrafı çektirmiş gibi!.. Orhan Veli ve Metin Üstündağ!.. Biri, yazdığı şiirler karikatüre benziyor diye dışlanmaya çalışılmış, diğeri karikatürler çizerken, şair kimliği görmemezlikten gelinmiş iki sanatçı.
Orhan Veli'lemeler'in kapağı bir "ilişme" ya da "sığınma" düşüncesine değil, zekice yapılmış bir buluşa dayanıyor. Kitabın içeriği de öyle. Üstündağ, Orhan Veli'nin dizelerinden yola çıkarak kendi dönemini anlatıyor. Daha doğrusu, Orhan Veli'nin penceresinden bakıyor bugüne. İşte, ilk dizesi Orhan Veli'ye ait olan "İçerde" adlı şiir
Pencere, en iyisi pencere,
Sporun ve
Sporcunun dostu ile
Kaplı değilse
Bir de!
Ressam Mehmet Uygun "Ustalara Şakalar" adlı sergisinde, ünlü ressamların bilinen, sevilen tablolarını kendi fırçasından sunmuştu sanatseverlere. Tabi, sanatçının resimlerinden tanıdığımız yaratıkları da, tabloların içlerinde kendilerine yer bulmakta zorlanmamışlardı. Karikatürist Latif Demirci de, buna benzer bir çalışmayı "Türkçeye Çeviren Latif Demirci" adlı kitabında gerçekleştirmişti. Bu konuda Metin Üstündağ büyük bir cesaret göstererek bir ilk'e imzasını atıyor ve Orhan Veli'nin dizelerinin yanına koyuyor yüreğini. Ben, Metin Üstündağ'ın kitabını, Orhan Veli'ye sunulmuş, geç kalınan bir armağan olarak da düşünüyorum. Çünkü, 2000 yılı ünlü şairin 50. ölüm yıldönümüydü ve gözle görülür hiçbir etkinlik yapılmamıştı. Metin Üstündağ, kitabın ilk sayfasında şu dizeyle tanıtıyor kendisini "dünya o yürürken biraz aksıyor"... Çok doğru! Eşber Yağmurdereli için de "gerçekleri görmüyor" diyebilir miyiz!? Üstündağ, Orhan Veli'nin "her şey birdenbire oldu" dizesinin ardına taktığı "güpegündüz / newyork'un göbeğinde birdenbire / iki uçak / arka arkaya çarptı / ikiz kulelere!" dizeleriyle 11 Eylül'ü yaşamış bir Orhan Veli portresi çizerken, şairin "Bizim Gibi" adlı şiirine eklediği şu dizelerle birçok şairin göremediği bir bağlantıyı kuruyor
Arzulu mudur acaba
Bir tank
rüyasında
Ve ne düşünür tayyare
Yalnız kaldığı zaman?
Pablo Neruda
bu dizeleri
okumuş muydu acaba
Sorular Kitabı'na
başladığında!
Ben de Orhan Veli'nin yukarıdaki şiirini her okuyuşumda Pablo Neruda'yı anımsarım. Ünlü şairin Acem Özler, Jörg Spötter ve Şahap Eraslan tarafından 1987'de Türkçeye de çevrilmiş olan Sorular Kitabı'nı hiç eksik etmem başucumdan. Bu eserindeki dizeleriyle Neruda, nice şairin kitaplarında göremediğimiz bir derinlik açıyor duygularımızda, düşüncelerimizde. Metin Üstündağ da oturmuş bir Cevaplar Kitabı yazmış Neruda'ya!..
Pablo Neruda'ya Cevaplar Kitabı'nı Metin Ütündağ, Orhan Veli'lemeler ile aynı anda sunuyor okura. Bu kitabın kapağında da, Pablo Neruda'yla birlikte görürüz Metin Üstündağ'ı. Üstündağ'ın sağ eli Neruda'nın omuzunda; samimi bir poz anlayacağınız. Ama, Neruda'nın Metin'e öyle bir bakışı var ki!.. O bakış ve ünlü şairin yüz ifadesinden dolayı, kapağı çizen Bahadır Baruter'i kutlamalıyız öncelikle. Konuşma balonu olmadan da, çizgini gücünü bir kez daha kanıtlıyor o bakış, o yüz ifadesi. Neruda'nın dizelerine yanıt verirken daha bir rahat Metin Üstündağ. Orhan Veli'nin fotoğrafının yanındaki çekingen tavrı yok bu kitapta
Sanki bir şeylerin olmasını
bekliyor şu sonbahar, ya?
-ben de az
kıllanmıyor değilim
hani hocam...
ama durun bir bakalım!
Metin Üstündağ, dersine hiç çalışmayan zeki bir öğrenci tavrı sergiliyor Neruda'nın karşısında. O, yaratıcılığına, zekasına güvenen bir öğrencidir
Ölü askerlerin hesabını
Hangi rakamlarla çıkarır karınca?
-adi alçak şerefsiz
ve hatta
en bayağı kesirler'le!
Neruda'nın Sorular Kitabı'nda en sevdiğim dizelerden biri de şudur "Ve çekip gidecekse bu can tenden / neden böyle sadık bana iskeletim?" Metin Üstündağ'ın bu soruya verdiği yanıtı, şapka çıkararak selamlıyorum
-Haldun Taner usta da
ne zamandır sizin orada usta..
bu soruyu
haldun hocaya bir sorsanıza!
Haldun Taner'in "Ölür İse Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil" adında bir kitabı olduğunu bilmeyenler için yazalım ve Pablo Neruda, Metin Üstündağ atışmasından birkaç dize daha okuyalım
Sorabilir miyim kitabıma
ben mi yazdım onu gerçekten?
-sorabilirsiniz
sormasına da hocam
kitap eğer
korsan yayın'sa
yanlış cevap
verebilir!
Kitap okurlarının bile korsanlara yüz verdiği bir ülke / kurtulabilir mi dersiniz hırsızların elinden?.. Bu da benim sorum. Yanıtını sakın Metin Üstündağ'dan beklemeyin. O fazlasıyla yaptı üstüne düşeni. İzah eden bir mizah anlayışının az sayıdaki temsilcilerinden biridir o... Şiir antolojilerine alınmamış olsa da, şiirin and dağlarında Pablo Neruda'yla gezinen bir şairdir!
SUNAY AKIN. cumhuriyet kitap. 19.12.2002
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder